İş hayatı bilgi alıp verme ve bu yolla bilgiyi çoğaltma çeşitlendirme ve rafine ederek etkinleştirme proseslerinden oluşan bir ilişkiler matrisi üzerine kuruludur. Bu bağlamda bir şeyi bilme, çok iyi bilme ve en iyi bilme durumlarında olmak bile o bilme durumu bilginin aktarılacağı, paylaşılacağı, kıyaslanacağı ve çoğaltılacağı ilişki ağları olmaksızın bir anlam ifade etmeyecektir.

Diyebiliriz ki iş yaşamında insan ilişkilerindeki başarı mesleki bilgi ve beceriyi önceler. Bir şeyi ne kadar bildiğiniz değil, nasıl ifade ettiğiniz ve paylaştığınızdır önemli olan. Bu farkındalığa sahip değilseniz birikiminizin yarattığı kendinize dair iç algınızla ,ifade ve ilişki biçiminizdeki eksiklikten kaynaklanan dış algınız ve buna bağlı oluşan olumsuz imajınız asimetrik bir şekilde konumlanacak ve iletişimsizliğinizden dolayı çevrenizde oluşan memnuniyetsizler halkalarının oluşturduğu olumsuzluğa bağlı olarak karşılaştığınız camdan duvarlar sizde bir süre sonra paranoyak, kötümser, kırılgan iç kapanıklıklarına veya agresif tepkilere yol açan yoğun stres durumlarını tetikleyecektir. Eğer insan ilişkileriniz ve iletişiminiz kötü ise bu uzun dönemde kariyerinizi tahmin edemeyeceğiniz ölçüde de kötü etkileyecektir.

Peki iş hayatında başarının önde gelen faktörü olan insan ilişkilerinde başarı nasıl sağlanır : Bu konuda yazılıp çizilen yüzlerce makale ,kitap ve karmaşık formüllere rağmen sağlıklı insan ilişkilerinin temel dinamikleri her konum ve zamanda ve tüm kuşaklar için aynıdır:

  • Sabahleyin karşılaştığınız tüm çalışma arkadaşlarınıza samimi bir günaydınla güne başlayın.
  • Teşekkür edin, bir şeyiniz eksilmez.
  • Çalışma arkadaşlarınızın başarılarını ve özel günlerini tebrik edin.
  • Koridorda karşılaştığınızda güler yüzle hafif bir baş selamı ile selamlamadan geçmeyin.
  • Öğlen yemeklerinde afiyet olsun demeyi ihmal etmeyin.
  • İyi çalışmalar deyin.
  • İyi akşamlar diyerek ofisinizden ayrılın.
  • Gülümseyin, nazik olun, ve sade konuşun.
  • Kimseyi görmezden gelmeyin.
  • İnsanlara ünvanlarına göre muamele etmeyin.
  • Dedikodu yapmayın. Gruplaşmayın, cepheleşmeyin.
  • Yapılan başarılı işleri takdir edin ve kutlayın.
  • Kavga etmeyin, küsmeyin, işle ilgili görüş ayrılıklarını şahsileştirmeyin.
  • Yazışma kurallarına dikkat etin, başlıksız ve hitapsız mail atmayın.
  • Neredeyse tüm gününüzün geçtiği işinizde dış görünüşünüze özen gösterin.
  • Hiç kimseye hakaret etmeyin, kabalaşmayın.
  • Çalışma arkadaşlarınıza onların size davrandığı gibi değil , kaliteli bir insanın yapacağı şekilde nasıl davranmanız gerekiyorsa öyle davranın.
  • İletişim standartlarını başkalarından beklemeyin , standartları proaktif olarak yükselten olun.
  • İletişim kurulmayı bekleyen değil, iletişimi başlatan olun.
  • Tek kelimeyle iletişim kanallarını kapatan değil açan olun, kapalı kapıları da ısrarla çalan konumda olun.
  • Şirket içinde samimi bir network yaratın, networkleri tıkayan pozisyonda olmamaya dikkat edin.
  • Başkalarının davranışlarının ve kararlarının sonuçlarını eleştirebilirsiniz ama kimseyi şahsen suçlamamaya özen gösterin .

Çoğumuzun çok iyi bildiği ,bir çoğu birer görgü kuralı da olan bu basit kurallara riayet ederseniz insan ilişkilerinizin kötü olması mümkün değildir.

Bu kurallara riayet etmiyorsanız ve ilişkileriniz kötü ise şaşırmayın. Bekleyin,daha da kötüleşecektir.

Bu kurallara riayet etmemekte ısrar ediyorsanız geleceğinize dair pek de umutlu olmayın çünkü bilgi ve tecrübenizi daha efektif kılarak sizi güçlendirecek iletişim kanallarını tahrip ederek geleceğinizi karartan sizsiniz. Daha sonra takdir edilmeyişiniz, başarısızlığınız ve sağlıksız ilişkileriniz için birilerini suçlamak ve mazeret aramak size bir fayda sağlamayacaktır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir