Yönetmek karar yetki ve sorumluluğuna sahip olmak demektir. Yönetici karar alabilen, aldığı kararları uygulayan ve uygulatabilen kişidir.

Karar almak bir anlamda yöneticiliğin en zor boyutunu oluşturan aynı zamanda en hayati işlevlerinden biri olan bir özelliktir.Denilebilir ki karar alamayan, aldığı kararları sürdürme ve uygulama becerisine sahip olamayan kişi yönetici olabilecek bir vasfa sahip değildir. Bir kişinin iyi bir yönetici olup olmadığının sorgulanması ise aldığı kararlarının doğruluk açısından değerlendirildiği daha sonra gelen bir meseledir.

Bir konuda karar alabilmek için bazı unsurlar gerekir. Bunlardan ilki psikolojik unsurlardır:

  • Cesaret,
  • Enerji
  • Kararlılık

Bunlar temel unsurlardır. Bu unsurlar karakteristiktir, sonradan edinmek, eğitimle sahip olmak çok zordur.  Bir yönetici bu vasıflara sahip değilse, onu değiştirmek, eğitmekten çok daha doğru bir çözüm olarak önerilebilir.

Diğer unsurlar yardımcı –entelektüel-unsurlardır:

Karar verilecek konuda geniş bir bilgi ve tecrübeye sahip olmak: Kişi bilmediği konuda karar veremez. Yönetici yöneteceği işi öncelikle bilmelidir.

Karar verilecek konuda geniş bir bilgi ve tecrübeye sahip olan kişilerin görüşlerine erişebilmek: İşi bilenleri dinlemek, onlara fikirlerini sorabilmek, eleştirilerine dikkat etmek gerekir. Dinlemesini ve alçak gönüllülükle daha iyi bilene sormasını beceremeyen kişi doğru karar veremez.

Karar verilecek konuyu çevreleyen ve etkileşim içinde olunan diğer konular ve aktörler hakkında bilgi sahibi olmak. : Makro düşünmeyi beceremeyen, olayları bağlamları ile ele alamayan, büyük resmi göremeyen kişi doğru karar veremez.

Drucker’ın çok yerinde belirttiği gibi yöneticiler karar vermek için yeterli otoriteye sahip olabilecek kadar tepede, karar verdikleri konuda detaylı bilgi sahibi olabilecek kadar da işin içinde olabilmelidirler. Yukarıdaki unsurlar mevcut değilse karar alınabilse bile alınacak karar muhtemelen kötü bir karar olacaktır.

Alınan bir yönetsel kararın etkileri açısından üç temel boyutu vardır. Bunlar :

  • İdari boyut
  • Mali ya da finansal boyut
  • Psikolojik boyut

Olmak üzere sıralanabilir.

İdari Boyut: Alınan kararının yönetsel etkileri ile ilgilidir. Alınan karar işleri kolaylaştırıyor mu? Başka problemlere sebep olmadan problemi çözebiliyor mu? Soruları, kararın idari açıdan efektifliğini ölçmek için sorulması gereken sorulardır.

Mali ya da Finansal Boyut: Alınan kararın finansal getirisi ya da maliyeti ne olmuştur? Alınan karar kaynak kullanımı açısından uygun değer bir karar mıdır? Karar sonucunda ortaya çıkan ek maliyet, karardan uzun dönemde beklenen faydalarla kompanse edilebilir mi?

Psikolojik Boyut : Alınan karar kararın ilgili olduğu aktörleri nasıl etkilemektedir? Kararı tetiklediği algılar pozitif ya da negatif midir?  Kararın yaratacağı algılar kararla hedeflenen sonuçları nasıl etkileyecektir? Soruları psikolojik boyutu irdelerken sorulması gereken sorulardır.

Benton’un CEO gibi düşünmek adlı yapıtında ifade ettiği gibi “sor, sor, sor. Hep daha fazla sor”  iyi bir yöneticinin işe yaklaşımını özetler. Yönetmek bu anlamda iyi sorular sorabilme becerisidir de.

İyi bir yönetici karar almadan önce bu üç boyutu da irdeler kararın olası etkilerini gözden geçirir, hesaplar ve kararını buna göre şekillendirir. Bir yöneticinin performansı kararlarının sonuçlarını yönetebilme becerisi ile ölçülmelidir.

KAYNAKÇA

Benton, D., A.,1996,How to Think Like a CEO,Business Plus,New York

Drucker,Peter,F.,2011,The Daily Drucker,Harper Business,New York

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir