İlk yıllarında patronuna karşı çok saygılı olan, bayramlarda ziyaret ve tebriklere dikkat eden, hastalık halinde “geçmiş olsun”u unutmayan, kısaca göze girmek için her şeye dikkat eden bazı elemanlar, yıllar geçip para kazandıktan sonra ilk günler hevesle yaptıkları görevleri angarya sayabilirler. Bunların üzerinde durmamak gerekir.

İşin büyüklüğüne göre her gün sevk ve idarecilerin çeşitli sorunları ortaya çıkabilir. Hiç ummadığımız bir yönetici öyle bir teklifte bulunabilir ki gece uykunuzu kaçırır. İş başında olan bir patronun yöneticilerle ilişkilerinde doğru kararlar alabilmesi için sinirlerinin çelik gibi güçlü ve sağlığının yerinde olması lazımdır.

Öyle yöneticilerle karşılaştım ki ,işin başında parlamış servet sahibi olmuştur. Bir rakip kuruluştan daha iyi bir teklif alınca işi bırakacağını söylemiştir. Böyle ihtimaller karşısında büyük firmalarda yedek bir eleman bir sigortadır.

Avrupa ve Amerikalılar 60-65 yaşında işten ayrılacaklarını başlangıçta bildikleri için yerlerine adam yetiştirmeyi bir görev sayarlar. Belki bunda yetişme tarzlarının, belki de işten ayrıldıktan sonra kendilerini geçindirecek bir emeklilik sisteminin bulunuşunun rolü vardır. Bizde henüz bu şekilde eleman yetiştirme usulü tam yerleşmemiştir. Kilit mevkilerde bulunanlar yerlerine geçecek gençleri yetiştirmekten çoğu zaman kaçınmaktadırlar.

Bazı işlerde köprü başında olan yöneticiler firmanın her türlü sırrını bilirler. Alnınızın açık olmasını, rahat uyku uyumayı istiyorsanız, dürüst iş görmekten asla şaşmayınız.

Bazı yöneticiler, patronun ailesiyle dostluk ve sosyal ilişki kurmak isterler. Çeşitli vesilelerle armağanlar getirir veya gönderirler. Göze girmek için gereğinden fazla çaba gösterirler. Bu da ailede,patronda ters etki yapar. Patronun veya üst kademe yöneticilerin iş arkadaşları ile ailece ve özel dostluklar kurmada çok dikkatli olmaları gerekir. Bu dostluğu hazmedemeyenlerin özel hayatı işe karıştırmaları , veya akşam evde hanımlar arasında ufak bir kırgınlık, erkekleri dolayısıyla işi etkiler. Onun için birinci kademe ile ikinci ve üçüncü kademeler arasında bir mesafe bırakmak şarttır.

Bazı müdürler, muavinleri ve personeli, bazı muavinler de müdürleri hakkında dedikodu yaparak patrona veya amirlerine hoş görünmek isterler. Bu dedikodulara önem vererek, hakkında dedikodu yapılan müdüre patronun veya müdürün surat asması, işini değiştirmesi firma için çok zararlı olabilir. Şikayet ve dedikoduları dinlerken çok dikkatli olmak gerekir.

Bir müdür vardır ki ,çok kibar ve dürüsttür, güzel yazar çizer,fakat işinde verimli değildir. Bir müdür vardır ki, çevresine sert davranır, kendisinden sonrası için kimseyi yetiştirmez, patrona gayet sert davranır ama üzerine aldığı işi zamanında yapar , verim sağlar. Hangi işte hangi tip personel gerekiyorsa, kişisel düşünceleri bir yana bırakıp ona göre davranmalıdır.

Birinci sınıf müdürleriniz arasında düzenli çalışan, ev ve aile hayatı çok sağlam olanlar bulunduğu gibi fazla eğlence meraklıları da yer alabilir. Çok içki içtiği için toplantılarda saçma sapan konuşanlar, kumar oynayanlar da bulunabilir. Bunlar, firma dışındaki insanlar üzerinde olumsuz etkilere sebep olurlar. Patron veya genel müdürlerin, birinci sınıf elemanların özel hayatları ile yakından ilgilenmeleri gerekir.

Bir kısım yöneticiler iyi para kazandıktan sonra aile hayatını değiştirir, eşinden ayrılır ve yeni evlenme yapabilir. Böyle devrelerde o müdürden hayır gelmeyebilir. Durumu patronun çok yakından izlemesi gerekir.Müdürlerle konuşurken, bilhassa şahısları ile ilgili işlerde son derece dikkatli olmak, kelime ve cümleleri iyi tartarak kullanmak gerekir. İşlerine geldiği yerlerde bir sözünüzü vaad sayarak sizi güç durumda bırakan kimselerle karşılaşabilirsiniz.

Müdürler ile anlaşma yaparken gayet açık konuşmak, mukaveledeki hususları çok net, açık ve yanlış yoruma yol açmayacak biçimde ortaya koymak gerekir.Eğer çeşitli şirketleriniz varsa , bu şirketlerde çalışan aynı ayardaki müdürlerin aldıkları ücret ve primde son derece dikkatli olmak gerekir. Müdürler iki karşılaştırma yaparlar:

  • Rakip firmalar ne ücret ve prim veriyorlar
  • Kendi çalıştıkları grupta başka şirketlerdeki müdürler ne ücret ve prim alıyorlar.

Benim uyguladığım sistemde, birinci sınıf müdürler kar üzerinden prim aldıkları ve karlar memleketin ekonomik ve politik durumuna göre büyük farklar gösterdiğinden bazı müdürler, kendilerinin dışarıda ne ettiklerini, değerlerinin ne olduğunu bir tarafa bırakır , bizim başka şirketimizde bir müdürün aldığı primle meşgul olur, kendisi az alıyorsa üzülür, işi gücü bırakır. Bu işten çok çektim.

Öyle yöneticilerle karşılaştım ki yıllarca temsil ettiğim bir firmanın mümessilliğini başka biri ile anlaşarak elimden almaya kalkmışlardır.Patronun veya genel müdürün davet ve ziyafetlerde içkiliyken, birlikte çalıştıkları arkadaşlarla işler ve kişiler hakkında görüşmemeye çok dikkat etmesi gerekir. Sonra bunun çok zararını görebilir.

Çeşitli şirketler kurdum, bunların başındaki müdürlerin bir kısmı görevlerinde çok düzenlidirler. Çalışma saati 09 00 da başlarsa 08 30 da görevlerinin başındadırlar. Personeli de aynı tempoda çalışır. “At sahibine göre kişner derler bu çok doğru bir ata sözüdür. Patronun ve müdürlerin çalışma saatlerine çok dikkat etmeleri gerekir.

Vehbi Koç, Hayat Hikayem, Apa Ofset,İstanbul,1973

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir