Bir çok şirkette kurumsal bir görünüme bürünmüş olsa da, hala bir çok şirket için sosyal etkinlikler birer masraf kapısı olmaktan öteye gitmezler. Şirketler için masraf kapısı ve gereksiz yük olan bu etkinlikler, çalışanların bir kısmı için ise can sıkıcı ve katılmamayı tercih ettikleri etkinlikler olabilir.

İşyerinde sosyal etkinlikler, çalışılan bir işyerinden yaşanılan bir iş yerine doğru dolması gereken evrimin en önemli basamağıdır. Eğer çalışanlarınızın sadece zihin ve beden emeklerini değil, ruhlarını şirkete katmalarını istiyorsanız, onların duyguları ve inançları ile şirketin yanında olmak istiyorsanız ilk stratejik hamleniz işyerini “çalışılan bir yer olmaktan çıkararak yaşanılan bir yere dönüştürmek olmalıdır.”

Ülkemiz örneğinde olduğu gibi günde 9 saat, haftada 45 saat çalışılan bir işyerinde çalışanlarınızın zihin ve beden emeklerine odaklanmışsanız, işe gelirlen ruhlarını ve kalplerini dışarıda bırakmış çalışanlar hem kendilerini tüketecek, hem de iş yerini ruhsuzlaştıracaklardır. Çalışanların ruhlarını adamadıkları yerde, korku, çatışma, asık suratlar ve iletişimsizlik vardır. İşyeri onlar için bir zorunluluktur, bir yaşam biçimi değil. Onların işyerini emeklerini sattıkları biryerden çok, yaşamlarını sürdürdükleri, hayatlarının büyük çoğunluğunu severek adadıkları bir yer olarak görmelerini sağlamamız gerekmektedir. Bu durumun ideali işyerindeki çalışmanın bir sosyal etkinlik havasına bürünmesidir. Bunun olabilmesi için ise yılda bir ya da iki defa yapılan yemekler, eğlenceler partilerden çok çalışma ortamının tüm imkan ve donatılarıyla çalışanlar için renkli bir etkinliğe dönüşmesi olacaktır.

İşyerinde sosyal etkinliklerin firmayı farklı kılması için dikkat edilmesi gereken bazı öenmli noktalar vardır. Bunları şöyle özetleyebiliriz :

  • Etkinlikler geleneksel bir hale getirilmelidir.
  • Büyük bütçelerden çok çalışanların ya da onların temsilcilerinin proaktif katılımlarına önem verilmelidir.
  • Etkinliklerde çalışanlar pasif alıcı konumundan, aktif katılımcı konumuna yükseltilmelidir.
  • Etkinliklere şirket genel müdür, üst yönetim ve diğer yöneticiler de muhakkak katılmalıdır.
  • Çalışanların aileleri mümkün olduğu kadar işin içine dahil edilmelidir.
  • Çalışanların çocuklarının kalbini kazanacak etkinlikler düzenlemek önemlidir.
  • Etkinliklere uygun bir dille tüm çalışanların katılmasının zorunlu olduğu belirtilmelidir.

Bu temel kriterlere göre bir şirket içinde en önemli sosyal etkinliklerin çalışanları küçük gruplar halinde bir araya getirecek sosyal klüpler olduğu, şirketin yılda bir kere de bu sosyal klüplerin etkinliklerini çalışanlarla paylaşacakları bir sunum ortamında toplu ve geleneksel bir şenlik düzenlenmesi önemini belirtebiliriz.

Sosyal etkinliklerde insanların iş dışında bir araya gelmeleri:

  • Grup aidiyeti oluşturmaları
  • Ortak bir dil geliştirmeleri
  • Departman ve bölüm aidiyetlerini aşmaları
  • Ortak zihinsel şemalar geliştirmeleri
  • Şirket içi iletişim ağlarını büyütmeleri açısından önemlidir.

Bu bahsettiğim noktalar, dolaylı olarak çalışan verimliliğini ve aidiyetini arttıracak noktalardır da.

Şirket etkinliklerine katılmakta isteksizlik gösteren çalışanlara gelince :

Şirketler bu tip çalışanları dahil etmeye çalışmalı ancak bunda başarılı olamıyorlarsa yollarını ayırmalıdır. Bir çalışanın iş dışında çalışma ortamında ve çalışma arkadaşlarıyla bir arada olmaması, onun şirkete vereceği zihin ve kol gücünden daha fazla bir şeyi olmadığı anlamına gelmektedir ki günümüzde fark yaratmak isteyen, rekabetçi olmak isteyen şirketler, duygularını ve ruhlarını şirket için seferber edecek çalışanlarla yola devam etmeye odaklanmalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir