Sosyal ortamların vazgeçilmezlerinden biri de çeşitli yoğunlukta dedikodudur.

Dedikodu aynı sosyal ortamı paylaşan kişilerin birbirlerine yakın buldukları  kişilerle , diğer sosyal aktörler hakkında yaptıkları bilgi alışverişine dayanır.

Bu bilgi paylaşımının ana nedeni konuşulan kişinin elindeki güç ve imkanların analizi ve bunun doğrulanmasıdır.

Çoğu zaman içgüdüsel bir masumiyetle yapılır.

Kişinin sahip oldukları, boş zamanlarında yapıp ettikleri, ilişkileri, başarılar, başarısızlıkları dedikodunun konusu olabilir.

Dedikodu yapan kişiler kendi bilgilerini paylaşarak diğer kişinin de elinde bulunan bilgileri paylaşmasını sağlar ve bu yolla içinde bulundukları sosyal ortama dair bilgilerini genişleterek konumlarını daha doğru ve daha etkin almalarını mümkün kılarlar. Bu onlara kendilerini güçlü hissettirir.

Ancak dedikodu çoğu zaman bir bilgi alışverişi olmaktan çıkarak  konuşulan kişinin sosyal profiline zarar verebilecek bir dezenformasyona da dönüşebilir.  Dedikoduya bulaşanlar farklı bilgileri istekleri doğrultusunda manipüle ederek dezenformasyona dönüştürür.

Dezenformasyona hedef olan kişi bunu kesinlikle öğrenir ve çoğu zaman bu dezenformasyon o kişiye beklenen zararı vermez.

Bunun sonucunda dedikodu yapan kişiler ciddi düşmanlar kazanır ve kendilerinin de kurbanı olduğu çeşitli yoğunluktaki çatışmalar içinde enerjilerini tüketerek heba olurlar.

Bazı durumlarda şirketler belli kişiler üzerinden enformasyon toplamak için dedikodu kanallarını kullanır ancak bu ne şirkete, ne alet olana pek fayda sağlamaz.

İş hayatına yeni girmiş biri olarak dedikodu karşısında tutumunuz net olmalıdır.  Düşman kazanmak istemiyorsanız, kişisel imajınızın zedelenmesini istemiyorsanız, dezenformasyona maruz kalarak yanlış kararlar vermek istemiyorsanız bu kanallardan ve bu işi yapan kişilerden uzak olmalısınız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir